Ne kadar istesem de okuduğum romanları burada , blogumda anlatmayı beceremiyorum , kelimelerin yetersiz kalacağına inanıyorum madem bunu yapamıyorum madem cesaretim yok yapmaya o halde filmlerle ilgili yorumlar yapayım diyorum yani bu hayatta bir amacım olsun istiyorum mesela fikirlerimi paylaşmak gibi ... Beğendiğim , anlatmayı tüm yüreğimle istediğim fakat anlatamadığım romanların bana verdiği ezikliği filmlere yorum yaparak kapatmaya çalışıyorum fark ettiyseniz kitaplar hakkında yazdığım yazı olmadı hiç blogumda , bu ilk oluyor . Halbu ki blogu açmamda ki sebep okuduğum kitaplar hakkında yorumlar yapmak veya eleştirilerde bulunmaktı görüldüğü üzere gayemin dışına çıkmış bulunmaktayım . Üstelik benden daha iyi yazdığını düşündüğüm ve kalemine hayranlıkla gıpta ettiğim Şenay Al varken '' Dur bir sen , ötede dur , neyde iyiysen onda ilerle '' diyorum . Bu durum beni üzmüyor değil elbette , istiyorum ki beni derinden etkileyen romanı veyahut yazarı hak ettiği gibi yere göge sığdıramayayım yazdıklarımla , sonra duraksıyorum içimdeki ses durduruyor beni '' Bekle , hazır değilsin buna '' diyor . Mahçup mahçup köşeme çekiliyor , uygun zamanın gelmesini bekliyorum elbette o zamanın geleceği inancını asla kaybetmeyerek . Yazı yazmak ilhamla bağlantılı gibi geliyor bana , yani bir anda kafanda oluşuveriyor cümleler , şu gün yazayım diye program yapmıyorsun mesela , programını belirleyen ilhamın oluyor , bazen geç gelse de gelişi her zaman mutlu ediyor . Bu yazıyı yazma fikri de okuduğum romandan etkilenmemden ötürü oluşuyor , yazarın üslubu etkiliyor beni . Sanki oymuşum gibi hissediyorum içime yazar kaçıveriyor . Tıpkı bir yazar gibi hesap kitap yapmadan ilhamın bana hediye ettiği sözcüklerle oluşturuyorum yazımı . Tıpkı bir yazar gibi aklımdan değil kalbimden geçenleri yazıyorum . Heyecanla , yazımı okuyacak insanların yorumlarını merak ediyorum . Yorum yapılmazsa üzülmüyorum çünkü bunu en başta kendim için yazıyorum , iç dünyam için , yazar ruhlu olduğunu düşündüğüm diğer yanım için . Kitap okumak yalnızca bilgi dağarcımızı geliştirmiyor.Yorum yapabilmeyi ve uçsuz bucaksız hayal kurabilmeyi de mümkün kıldırıyor . Mark Twan'inde dediği gibi : '' Kitap okumayan bir kimsenin , okuma bilmeyene karşı hiçbir üstünlüğü yoktur '' . Bol bol kitap okuyalım , yorumlar yapalım , okuduğumuz yazarlara(yaşıyorlarsa)mail atalım kitaplarıyla ilgili . Bu onları fazlasıyla memnun ediyor çünkü , ünlü müzisyen Gökhan Özen :) ne demiş : '' Hak edene hakkını unutup vermeli '' ;)
Kitap okuma alışkanlığımızı yitirmememiz ve bu isteğin günden güne çoğalması dileğiyle ...
5 Ağustos 2013 Pazartesi
18 Nisan 2013 Perşembe
BOLLYWOOD'TA BİR STAR : AAMİR KHAN
Size bu yazımda Bollywood'un jönü diye tabir edilen Aamir Khan'dan bahsedeceğim.Efendim biz daha yeni doğarken Bollywood'un karizmatik jönü bir sürü filmde oynamış hala da oynamakta tabi . Oynamakla kalmayıp rol aldığı birçok filmin yapımcılığını , yönetmenliğini , senaristliğini de yapıyor öyle de donanımlı bir insan yani . 3 İdiots'u izleyenler bilir Rancho Chanchad rolündeydi kendisi ,filmin zeka küpü de denebilir .
3 İdiots'u çok duymuştum izlemek şimdiye nasip oldu aslında ilk duyduğumda Hint yapımı bir film olduğu için doğrusunu söylemek gerekirse pek ilgimi çekmemişti , Hint filmlerine çocukluktan ne kadar aşina olsakta insan sevmeyince sevmiyor yani . Bazen önyargıları bir yana bırakmak , tabuları yıkmak gerek sanırım . Bu filmde Aamir Khan'a ne kadar bayıldığımı bilmem nasıl anlatsam :) İzlediğim ilk filmidir devamını getirmekteyim hala . Ben böyle sempatik , böyle tatlı mimiklere sahip başka bir adam daha görmedim , oyuncuyu görmedim demiyorum dikkatinizi çekerim ! normalde de böyleymiş çünkü . Filmi izledikten sonra hak vereceğinizi düşünüyorum :) Filmin konusu şu aslında : Hindistan'ın en iyi mühendislik okuluna başlayan öğrencilerin hayatını anlatıyor . Sistemin daima yarış üzerine kurulu olduğu, herkesin en iyi olmaya çabaladığı bir okulda sistemi değiştirmeye çalışan bir öğrenci ve onun en yakın 2 arkadaşı. Başlarından geçenler, hayattan aslında ne istedikleri anlatılmakta ..
Neyse efendim bu oyunculuğu gördükten sonra kesin diğer filmleri de güzeldir dedim ve internetten filmlerine baktım düşündüğüm gibiymiş herşey.Bollywood'tan böyle başarılı adamların , filmlerin çıkacağını hiç düşünmemiştim . Aamir Khan'ın filmleri IMDB puanlamasında da dünya sıralamasında en çok izlenen ve beğenilen filmler arasında . Gördünüz işte sadece ben böyle düşünmüyormuşum :) Filmin şen şakrak soundtracklarından ve repliği de olan All İz Well şarkısını da dinleyin derim oynamadan duramıyorsunuz :) 3 İdiots'u izledikten hemen sonraki gün .Oyunculuğunu , senaristliğini , yönetmenliğini , yapımcılığını yaptığı TAARE ZAMEEN PAR ( Yerdeki Yıldızlar) filmini izledim . Size Aamir Khan'ın bütün filmlerini izlemenizi öneririm ama bu filmi ayrıca öneririm , film izleyiciye fazlasıyla mesaj veriyor çünkü .Günün birinde bu filmde gördüklerinizin işinize yarayacağına eminim . Edindiğim bilgilere göre Aamir Khan filmlerinde özellikle izleyiciye bilgi vermeyi amaçlıyormuş , korkmadan , etmeden her tür konuyu senaryoya bırakıyormuş. Keşke bütün senaristler ve yönetmenler böyle olsa .. Tabii her rolde devleşen jönümüz bu filmde de farkını konuşturuyor ama burda da nasıl bir öğretmen görün . Bu filmin konusu ise : Harfleri sayıları algılama problemi yaşayan Ishaan çevresi ve ailesi tarafından tembel gerizekalı muamelesi görür. Çalışmayı öğrenebilmesi için yatılı okula verildikten sonra tanıştığı resim öğretmeni ile değişen hayatı ve başarısını anlatan bir film. Ishaan derslerinde başarısız, yaptığı işlerin çoğunda tutarsız bir çocuktur, yazı yazmayı ve okumayı 3.sınıfta olmasına rağmen öğrenememiştir, kitabı her açtığında kelimeler sanki dans ediyor gibi gelir ona. Bu başarısızlığın sonucunda içine kapanık ve karamsar bir ruh haline bürünür, mutluluğu ve özgürlüğü insanlardan uzaklaşmakta bulur. Annesinin ilgisine karşın babasının katı tutumu Ishaan'ın zihinsel dünyasında gidiş gelişler yaşamasına sebep olur. Tam herşeyden ümidini kesmişken biri Ishaan'ın hayatını tam anlamıyla değiştirir
Bu filmi de izledikten sonraki gün diğer filmi FANAA'yı izledim . 3 günde 3 Aamir Khan filmi , düşünün ne kadar beğendiğimi :) Film beni çok etkiledi diyebilirim.Son bir kaç yıldır malesef mi desem normaldir mi desem bilemiyorum fazla duygusal olmaya başladım çabuk ağlar oldum film izlerken.Her izlediğim şey için elbetteki ağlamıyorum o kadar da değil :) Bi , filmden etkilenip gözlerinin dolması var bir de hissedip ağlamak var . Bana ne oluyorsa artık , hangi duygular içerisine giriyorsam filmi izlediğimde ağlarken buldum kendimi . Yaklaşık 2,5 saatlik filmin böyle karma bir senaryosu olduğunu nerden bileyim ben . Duygu karmaşası yaşadım bi gülüp bi ağlıyordum resmen . Lafı açılmışken meğer Hint filmleri genelde 2,5 saatlik olurmuş duyun işte zamanında ne kadar sevmediğimi ve bunu yeni öğrendiğimi . Gerçi Aamir Khan'ın hiçbir filmi sıkmıyor orası ayrı . FANAA filminin konusu : Kör bir kız olan Zooni ailesinden izin alır ve arkadaşları ile birlikte Delhi ye gider .Burada tur rehberi Rehan’ la karşılaşır ve ona aşık olur .Rehan çapkın bir tiptir .Aşk ‘a inanmaz.Sadece ihtiyaçlara inanır .Kıza ilgi gösterir ama hiç bir zaman ciddi değildir. Zooni ile Rehan birlikte bir kaç gün geçirir ve ayrılık vakti geldiğinde Rehan kızı bırakmaz sonra onu doktora götürür ve gözlerinin açılacağını öğrenirler.Zooni ameliyat olur gözleri açılır uyandığında yanında ailesi vardır ama Rehan yoktur. Buraya kadar bildiğimiz sıradan aşk filmi ama bundan sonrası öyle değil .
Film resmen boyut atlıyor bir bakıyorsunuz romantik komedi bir bakıyorsunuz aksiyon bir bakıyorsunuz dram . Dediğim gibi karma bir senaryo olmuş , olmuş ama net olmuş tamam olmuş . Başlarda ilk kısmı izlediğinizde filmin sonunun nasıl biteceğini tahmin ediyorsunuz fakat Aamir Khan size o zevki yaşatmıyor haberiniz olsun :) Burada asker rolünü de yapıyor her filmde ayrı bir şey oluyor bambaşka bir adam oluyor anlayacağınız . Şöyle bir şey de var ki Aamir Khan hangi filminde olursa olsun ağladığında üzülüyorum , burnumun direği sızlıyor :) Filmin öyle can alıcı bir sahnesi var ki ne zaman açıp baksam hep sol yanım hafif sızlar içime dokunuyor fazlasıyla etkiliyor . Size o sahnenin linkini vereceğim belki böyle izlediğinizde benim kadar etkilenmeyebilirsiniz ama tamamını izlediğinizde eminim sizin de kalbinize dokunan kısımları olacaktır . ( http://www.youtube.com/watch?v=6C7e1Uksr8A )
Filmin iyi olması bir yana bana ve birçok izleyiciye göre film müzikleri de oldukça önemli . Fanaa filminin beni etkileyen soundtrack'ı '' Mere Haath Mein '' oldu . Verdiğim linkte bu şarkı çalıyor arkadan ,çok doğru bir sahnede kullanılmış . Eğer film seni çok etkilemişse böyle müzikler üstüne tuz biber oluyor .
Sırada diğer filmleri Ghajini , Talaash ve Lagaan var , onları da izleyip yorum yapacağım yine . Şimdilik anlatacaklarım bu kadar diyor , nacizane bir öneri de bulunup Aamir Khan filmlerini izleyin diyor , teşekkürlerinizi şimdiden duyuyor , rica ediyorum :)
Bir sonraki yazımda GÖRÜŞMEK DİLEĞİYLE ....
Kaydol:
Yorumlar (Atom)



